En Etkili Şekilde Siber Zorbalık Nasıl Önlenir?

Bilgi akışının hiç durmadan aktığı, iletişimin ışık hızına çıktığı bir dünyada başımıza gelen en büyük sorunlardan birini siber zorbalık oluşturuyor. Hepimizin bu tehlikeyle yüzleşmek için en etkili şekilde siber zorbalık nasıl önlenir, muhakkak bilmesi gerek. Çocuklarınızı bu tehlike karşısında yalnız bırakmayın.

Yazımızın devamında siber zorbalık nasıl önlenir sorusunun cevabını detaylarıyla bulabilirsiniz. Fakat yazımıza ilk olarak konuyu daha netleştirerek devam etmek istiyoruz. Eğer konuyla ilgili yeterince bilgiye sahip olduğunuzu düşünüyorsanız sayfayı kaydırarak ilgili bölüme gidebilirsiniz. Ufak bile tereddüdünüz varsa bütün yazıyı okumanızı ve çocuklarımızı hedef alan, hatta farkında olmadan çocuklarımızın da körüklediği siber zorbalık nedir, kısaca tanımanızı öneririz.

Siber Zorbalık ile Ne Kast Ediliyor?

Sürekli karşılaştığımız bir şey olduğu için bazen ne olup bittiğini bile fark etmeyecek kadar durumu kanıksamış durumdayız. Bu gerçekten çok acı. O yüzden duyarlı kişiler olarak bununla tam olarak neyin kast edildiğini bilmemiz ve başta çocuklarımız olmak üzere diğerlerine aktarmamız gerekiyor.

Son yıllarda artış gösteren bir tehdit olan siber zorbalık, bilgisayarlar ve telefonlar gibi hem teknolojik hem de başkalarıyla iletişime geçmek için kullanılan cihazlar üzerinden başkalarına yapılan saldırgan davranışlara verilen bir addır. Bahsedilen saldırgan davranışların cinsen içerikli olması da mümkün.

İletişim cihazlarıyla sadece sosyal medya, anında mesajlaşma uygulamaları, telefon aramaları gibi doğrudan bağlantı kurulabilen cihazlar kast edilmiyor. İnternete koyulan herhangi bir şey dolaylı yoldan bu suça iştirak edebilir.

Aslında çok uzun yıllardır çocuklar zorbalığa maruz kalıyor ve birbirlerine bilinçsiz olarak zorbalık uyguluyorlar. Çok küçük yaşlarındaki parklardaki oyunlardan okullardaki birbirleriyle iletişimlerine kadar sorun yayılmış durumda. Yine de işin için “siber” kısmı girmeden durum daha kontrollü bir haldeydi. Şimdiyse zaman ve mekan tanımayan teknoloji, maalesef çocukları böyle davranışlara daha kolay hedef yapıyor.

Çocuklar Büyük Tehlike İçerisinde

Herkesin tehlike altında olduğunu söylersek abartmış olmayız. Büyük ihtimalle birkaç günde bir, sosyal medyada dolaşırken yukarıda bahsettiğimiz gibi davranışlara maruz kalıyoruzdur.

Yetişkinler bu tip davranışlar karşısında biraz daha dayanaklılar. Fakat özellikle tekrarlanan saldırgan davranışlarla karşılaşıldığında herkesin gardı düşebilir. Depresyona, çaresizliğe, öz saygınızın düştüğüne veya benzeri duygusal değişikler yaşamanıza sebep olan bir duruma düşmenize neden olacak bir deneyim yaşadıysanız mutlaka profesyonel yardım almayı düşünmelisiniz. Bunlar gibi saldırgan davranışlar karşısında yaşanan duygusal değişiklikler intihar riskine kadar gidebildiği için çok tehlikelidir.

Çocuklarınsa yetişkinlerin bile çaresiz kalabildiği bir sorun karşısında ne kadar şansları olduğunu hesaplayabiliriz. Sonuç çok düşük olacaktır. Özellikle 13-19 yaş grubu ana risk grubunu oluşturuyor.

Henüz gelişim çağlarında böyle sıkıntılar yaşanması, ilerideki hayatlarını berbat edebilir. Çocuklarının hayatında telafi edilemeyecek kadar büyük yaralar açılmasını kimse istemez.

Siber Zorbalık Nasıl Önlenir? Nereden Başlanmalı?

İlk adım, tıpkı çocukların karşılaşabileceği her sorunu çözmek için tavsiye edildiği gibi, onlarla konuşmak ve onları yakından izlemek.

Mağdur olan çocuklarda çeşitli davranış değişiklikleri görülür. Bunların içerisinde çabuk sinirlenme, sürekli stres yaşama, gerginlik, asosyalleşme, internete girdikten sonra durgunlaşma veya aksine sinirli bir ruh haline bürünmeyi sayabiliriz. Çocuklarınızı yakından gözlemlediğinizde ve iletişim kanallarını açık tuttuğunuzda bu değişiklikleri fark etmeniz çok daha kolay olacaktır.

Onlara verebileceğiniz tavsiyeleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Ufak veya büyük her sorunda size gelebilirler. Başlarına gelen şeylerde onların suçu olmadığını, sadece mağdur olmalarını engellemeye çalışacağınızı bilmeliler.
  • Sosyal medya hesaplarının gizlilik ayarlarını yapmalılar. Yabancıların etkileşimine kapamalılar ve tanımadıkları kişilerle arkadaş olmamalılar. Paylaşımlarına dikkat etmeliler.
  • Saldırganı görmezden gelmek, engellemek veya sorunun başladığı ortamı (sohbet, grup vb.) terk etmek sorunla başa çıkmak için yapacakları ilk şeylerden olmalıdır. Saldırgana cevap vermekse sorunun büyümesine sebep olur.
  • Uğradıkları hareketin yasalar karşısında cezası var. Gerekli mercilere şikayet edilebilmeleri için size durumu geç olmadan bildirmeliler.
  • Bilmeden böyle davranışları desteklememeliler. Sosyal medyada okuyan kişiyi kötü hissettirebilecek bir mesaj görürlerse mesajı kesinlikle beğenmemeli, paylaşmamalı ve mesajın altına başka yorum bırakmamalılar.
  • İnternetten kurdukları iletişimde normalde nasıllarsa öyle davranmalılar. Başkalarının yüzüne söyleyemeyecekleri şeyleri internette de söylememeliler.
  • Mesaj atarken karşı tarafı incitmemeye özellikle dikkat etmeliler.

Çocuklar aranızdaki iletişim çok iyi olsa bile böyle sorunlarla karşılaştıklarında size gelmek konusunda tereddüt edebilirler. Bunun arkasında aşırı tepki vereceğinizden korkmaları (bunu kesinlikle yapmayın), umursamayacağınızı düşünmeleri (bunu da yapmayın) ve onlara kızabileceğinizden korkmaları (tabii ki bunu da…) gibi çeşitli sebepler olabilir. Sebebi ne olursa olsun, bunun sonucunun ağır olmasını engellemeliyiz.

Siber Zorbalığı En Etkili Nasıl Önleriz?

İletişimin ne kadar önemli olduğundan bahsettik, çocuklarınıza göz kulak olmaksa zaman zaman bundan bile önemli olabiliyor.

İletişimdeki kurallar burada da geçerli: Özel hayatlarına müdahale ediyor gibi görünmeden onları desteklemeli ve rahat hissetmelerini sağlamalısınız. Özgürlerini ellerinden almak, onları kısıtlamak başka sorunlar ortaya çıkarabileceği için etkili birer önlem değildir.

Her zaman yanı başlarında olamayacağımız ve telefonlarından, bilgisayarlarından ne yaptıklarına bakamayacağımız için bunu bizim yerimize yapacak bir araç kullanmalıyız. Bu araçlar sayesinde teknolojiyle çok haşır neşir olmasanız bile bir şeyin gözünüzden kaçma ihtimali de ortadan kalkar.

Telefon takip programı adı verilen bu uygulamalar hangi cihaza kurulduysa, o cihazdaki bilgileri programı kuran kişinin çevrimiçi kullanıcı paneline gönderiyor. Bunların içerisinde kısa mesajlar, anlık mesajlaşmalar, fotoğraflar ve videolar, aramalar, tuş vuruşları, internet siteleri, rehber, konum takibi gibi aklınıza gelebilecek hemen her şey var.

Bunların dışında çeşitli uyarılar tanımlayarak çocuğunuzun konum değişikliklerinden, sohbetlerinde tehlikeli kelimelerin geçip geçmediğinden haberdar olabiliyorsunuz. Yani o anda aktif olarak ne yaptıklarına bakmıyorsanız bile uyarılarla tehlikelerden hemen haberdar olabileceksiniz. Toplanan bilgilere tabii ki geriye dönük olarak da bakabiliyorsunuz.

Çocuğunuzun iletişimini acil olarak sınırlandırmanız gerekirse telefon takip programının kontrol panelinden uygulamaları, internet siteleri ve aramaları sınırlayabilirsiniz. Hatta toptan telefona erişimi bile kapatabilirsiniz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir