
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnanılmaz.Net &#124;Otopsi &#124;Videolar &#124; Resimler &#187; Efsaneler</title>
	<atom:link href="http://www.inanilmaz.net/category/efsaneler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.inanilmaz.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Jan 2012 12:45:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Sen Çok Büyüksün Kaptan Alex</title>
		<link>http://www.inanilmaz.net/sen-cok-buyuksun-kaptan-alex.htm</link>
		<comments>http://www.inanilmaz.net/sen-cok-buyuksun-kaptan-alex.htm#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Mar 2011 19:28:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[alex]]></category>
		<category><![CDATA[daiane]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbahce]]></category>
		<category><![CDATA[milli maç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inanilmaz.net/?p=4568</guid>
		<description><![CDATA[Bence Türkiye&#8217;ye gelmiş geçmiş en büyük futbolcudur Alex. O sadece Fenerbahçeli değil o resmen artık bizden biri . Eminim Türkiye&#8217;de Alex&#8217;i sevmeyen insan yoktur. Heleki şu görüntüleri gördükten sonra sizlerinde içi bir garip olacak ve onu daha çok seveceksiniz. Eşinide almış yanına ve birkaç gün önce oynanan milli maça gitmişler. Eşide kendide milli maçı bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2011/03/ay-yildizli-daiane-1238312.jpeg"><img class="alignnone size-medium wp-image-4569" title="ay-yildizli-daiane-1238312" src="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2011/03/ay-yildizli-daiane-1238312-300x156.jpg" alt="" width="300" height="156" /></a></p>
<p>Bence Türkiye&#8217;ye gelmiş geçmiş en büyük futbolcudur Alex. O sadece Fenerbahçeli değil o resmen artık bizden biri . Eminim Türkiye&#8217;de Alex&#8217;i sevmeyen insan yoktur. Heleki şu görüntüleri gördükten sonra sizlerinde içi bir garip olacak ve onu daha çok seveceksiniz.<span id="more-4568"></span></p>
<p>Eşinide almış yanına ve birkaç gün önce oynanan milli maça gitmişler. Eşide kendide milli maçı bir Türk gibi izleyip tezahürat yapmışlar , bayrak sallamışlar.</p>
<p>Sakatlığı yüzünden kadroya davet edilmeyen ay-yıldızlı ekibin kaptanı Emre Belözoğlu’nun yanı sıra Alex de Souza, Brezilya Milli Takımı kampından yeni dönen Andre Santos ve Uğur Boral, Şükrü Saracoğlu Stadı’nda oynanan maçı takip etti. Fenerbahçe kaptanı Alex’in eşi Daiane de maçı locadan izledi. A Milli Takım formasını giyerek heyecan içinde maçı izleyen Daiane büyük ilgi gördü.</p>
<p><strong>Bayrak salladı, gollerde coştu</strong></p>
<p>Karşılaşmayı ailesi ve arkadaşlarıyla birlikte kendisine ait locadan izleyen Sambacı, Ay-Yıldızlı bayrağı coşkuyla sallayıp, Türkiye’nin Arda Turan ve Gökhan Gönül’le attığı galibiyet gollerinin sevincine ortak oldu. Türkiye’ye geldiği günden beri elde ettiği başarıların yanı sıra sempatik tavırlarla herkesin beğenisini toplayan Alex, karşılaşma sonrası başta Fenerbahçeli arkadaşları olmak üzere tüm Milliler’i kutlaması da dikkat çekti.</p>
<p><strong>Türkiye’de olmaktan mutluyuz</strong></p>
<p>Ligin ilk yarısında Kardemir Karabük’le Saracoğlu’nda oynanan karşılaşmanın öncesinde büyük kızı Maria ve küçük kızı Antonia’ya İstiklal Marşı’nı okutan Sarı-Lacivertli yıldız artık bizden biri olduğunu şu sözlerle ifade etmişti: “Buraya geldik, Türk kültürü içindeyiz. Ben de Türk kültürünü çocuklarıma aşılamaya çalışıyorum. Onlar da İstiklal Marşı’nı öğrenmek isteyince yardımcı olmaya çalıştım. Burada çok mutluyuz.”</p>
<p><a href="http://www.inanilmaz.net/?ibsa=share&id=4568" id="share-link-">Paylaş</a></p><img src="http://www.inanilmaz.net/?ak_action=api_record_view&id=4568&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inanilmaz.net/sen-cok-buyuksun-kaptan-alex.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mustafa Kemal İmzalı İngiliz Miğferi</title>
		<link>http://www.inanilmaz.net/mustafa-kemal-imzali-ingiliz-migferi.htm</link>
		<comments>http://www.inanilmaz.net/mustafa-kemal-imzali-ingiliz-migferi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Mar 2011 08:31:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Ataturk]]></category>
		<category><![CDATA[imza]]></category>
		<category><![CDATA[ingiliz miferi]]></category>
		<category><![CDATA[miğfer]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa kemal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inanilmaz.net/?p=4481</guid>
		<description><![CDATA[Atlas Dergisinin bu ay çıkan özel sayısında çok ilginç bir konuya denk geldim ve sizlerle paylaşmak istedim. Bir İngiliz miğferinde Büyük Önderimiz Mustafa Kemal&#8217;in imzasına rastlanmış . İşte Atlas Dergisinde Prof. Haluk Oral’ın hazırladığı dosyada bu olayın sırrı bizlere ayrıntılı bir şekilde anlatılmış. Atlas Tarih dergisi, Mehmetçiğin Çanakkale’de yazdığı destanın 96. yıldönümüne özel bir sayıyla çıktı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2011/03/ingiliz-migferindeki-mustafa-kemal-imzasi-1211889.jpeg"><img class="alignnone size-medium wp-image-4482" title="ingiliz-migferindeki-mustafa-kemal-imzasi-1211889" src="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2011/03/ingiliz-migferindeki-mustafa-kemal-imzasi-1211889-300x156.jpg" alt="" width="300" height="156" /></a></p>
<p>Atlas Dergisinin bu ay çıkan özel sayısında çok ilginç bir konuya denk geldim ve sizlerle paylaşmak istedim. Bir İngiliz miğferinde Büyük Önderimiz Mustafa Kemal&#8217;in imzasına rastlanmış . İşte Atlas Dergisinde Prof. Haluk Oral’ın hazırladığı dosyada bu olayın sırrı bizlere ayrıntılı bir şekilde anlatılmış.<span id="more-4481"></span></p>
<p>Atlas Tarih dergisi, Mehmetçiğin Çanakkale’de yazdığı destanın 96. yıldönümüne özel bir sayıyla çıktı bu ay.. Derginin bu ayki sayısında “Bilinmeyen Yönleriyle Çanakkale 1915” adlı bir dosya yer alıyor. Çanakkale araştırmaları uzmanı Prof. Haluk Oral, Harbiye Askeri Müzesi’nin özel izniyle hazırladığı dosyada, Çanakkale cephesinde ele geçirilen, Mustafa Kemal imzalı İngiliz miğferinin bugüne kadar bilinmeyen hikâyesi de anlatılıyor.<br />
Dosyada İngilizlerden ele geçirilen 39 miğferin hikâyesi var aslında. Bu miğferlerden birinin arka siperinde, dönemin ‘19. Fırkat Kumandanı Yarbay Mustafa Kemal’in imzası bulunuyor.<br />
İmzanın yanında ise mor mürekkeple yazılmış “57. Alay tarafından Korku Deresi’nde (Arıburnu) ele geçirilmiştir. 30/1 2/3 331 57. Alay Kumandanı Kaymakam Hüseyin Avni” şeklindeki yazı yer alıyor.Çanakkale Savaşı’nın en kahraman askeri birliklerinden biri olan 57. Alay tarafından İngilizlerden ele geçirilen “ganimetler” arasında bulunan bu miğfer, dönemin Fırkat Kumandanı Yarbay Mustafa Kemal’e hediye edilmiş ve Mustafa Kemal de bu miğfere imzasını atmış. Miğfer halen Harbiye Askeri Müzesi’nde Hüseyin Avni Bey’in şehit olduğunda üzerinde bulunan üniformasının sergilendiği vitrinde sergileniyor.<br />
Atlas Tarih dergisinin Çanakkale savaşları anısına hazırlanan özel dosyasında bulunan ve ilk kez yayımlanan diğer konular ise şöyle: Çanakkale Cephesi’ndeki ilk Türk savaş kameramanın ateş hattındaki günleri&#8230; Bombardıman altında yaralı askerleri ameliyat eden Doktor Şefik Süleyman Bey’in günlüğü&#8230; Çanakkale’de, 2 bin metre yükseklikte tabancayla savaşan tayyareciler ve Osmanlı sularında görev yapan Alman denizaltısının Saros Körfezi’ndeki gizli üssü&#8230;.</p>
<p><img src="http://i.milliyet.com.tr/GazeteHaberIciResim/2011/03/17/fft16_mf1211888.Jpeg" alt="" /></p>
<p>Bu ay özel bir sayıyla okuyucularına ulaşan Atlas Tarih<br />
dergisindeki bu fotoğraf İngiliz askerlerini gösteriyor.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Büyük zaferin 96. yılı<br />
</span></strong>18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 96. yıldönümü ve Şehitleri Anma Günü bugün tüm yurtta törenlerle kutlanacak. Çanakkale’de 18 Mart Stadyumu ve Şehitler Abidesi’nde iki ayrı tören düzenlenecek.<br />
Stadyumdaki törende, üzerinde ‘Çanakkale Geçilmez’ yazan altın madalyanın takıldığı Türk bayrağı göndere çekilecek ve resmi geçit düzenlenecek.<br />
İkinci tören Gelibolu Yarımadası’nda Şehitler Abidesi önünde yapılacak.Tören sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri, Çanakkale Boğazı’nda denizde resmi geçit töreni yapacak.<br />
Şehitler Abidesi semalarında Türk Yıldızları gösteri uçuşu gerçekleştirecek. Türkiye DağcılıkFederasyonu tarafından düzenlenen “Şehitleri Anma Tırmanışı” için 8 ilden 108 dağcı da Kaz Dağları’na tırmanacak.<br />
<strong><span style="color: #800000;">DHA</span></strong></p>
<p><a href="http://www.inanilmaz.net/?ibsa=share&id=4481" id="share-link-">Paylaş</a></p><img src="http://www.inanilmaz.net/?ak_action=api_record_view&id=4481&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inanilmaz.net/mustafa-kemal-imzali-ingiliz-migferi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cellat Mezarlığı !</title>
		<link>http://www.inanilmaz.net/cellat-mezarligi.htm</link>
		<comments>http://www.inanilmaz.net/cellat-mezarligi.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Mar 2011 12:24:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[cellat]]></category>
		<category><![CDATA[cellat mezarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[mezar]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inanilmaz.net/?p=4393</guid>
		<description><![CDATA[Bu haberi biraz önce okudum ve sizlerle paylaşmak istedim. Sanırım cellatlar hepimizin gözünde korkulan katiller ve dışlanan insanlar olarak kalmıştır. Osmanlı zamanında bile okadar dışlanmışki cellatlar onlar için ayrı bir mezar yapılmış ve okuduğuma göre bu mezar dünyada tekmiş. Cellat diyince hepimizin aklına kelle kesen, adam asan insanlar gelir. Osmanlıda, adam asmak, boğmak ve kelle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2011/03/images1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-4394" title="images" src="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2011/03/images1.jpg" alt="" width="259" height="194" /></a></p>
<p>Bu haberi biraz önce okudum ve sizlerle paylaşmak istedim. Sanırım cellatlar hepimizin gözünde korkulan katiller ve dışlanan insanlar olarak kalmıştır. Osmanlı zamanında bile okadar dışlanmışki cellatlar onlar için ayrı bir mezar yapılmış ve okuduğuma göre bu mezar dünyada tekmiş. Cellat diyince hepimizin aklına kelle kesen, adam asan insanlar gelir.<span id="more-4393"></span></p>
<p>Osmanlıda,                                  adam asmak, boğmak ve kelle kesmek bir ceza şekliydi,                                  bunun için de sarayda her zaman cellatlar bulundurulurdu,                                  bir gurup cellat padişah ve diğer yüksek rütbeliler                                  için her an hazır durumda beklerlerdi.</p>
<p>Sarayda                                  verilen ölüm cezaları, Topkapı Sarayı bahçesinde                                  bulunan bir çeşmenin önünde infaz edilirdi, cellatlar                                  infazdan sonra kanlı baltalarını ve ellerini burada                                  yıkarlardı, bu çeşmenin sağında ve solunda kesilmiş                                  kafaların teşhir edildiği kelle taşları vardı                                  bu taşlara ibret taşları da denirdi.</p>
<p><a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/cellat-mezarligi/559456/8#haber-baslik"> <img src="http://img5.mynet.com/ha6/k/kelle6.jpg" alt="Cellat mezarlığı" /></a><a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/cellat-mezarligi/559456/8#haber-baslik"> </a></p>
<p>Bu                                  çeşmenin bir adı da cellat çeşmesi veya siyaset                                  çeşmesi idi, cellatların kaldığı yer ise çeşmenin                                  bulunduğu duvarın arakasındaydı. Bu çeşme halen                                  Topkapı Sarayının ön bahçesinde bulunmakta hergün                                  önünden ne olduğunu bilmeden yüzlerce kişi geçmektedir.</p>
<p>İnfazlar                                  bazen de Yedikule Zindanlarında yapılırdı, bu                                  zindanlar ziyarete açıktır idamların ve işkencelerin                                  yapıldığı yerler gezilebilir.<br />
<strong><em>Topkapı Sarayı bahçesinde bulunan,                                  cellatların infazdan sonra<br />
</em></strong><strong><em>ellerini ve baltalarını yıkadığı Cellat                                  Çeşmesi</em></strong></p>
<p>İnfaz                                  şekilleri, yani öldürme şekilleri kişinin konumu,                                  mevkii, rütbesine ve işlediği suça göre değişirdi.                                  Osmanlı sultanları ve şehzadelerinin kanı dökülmez,                                  yay kirişi, ip ve kementle boğularak öldürülürlerdi.                                  Bu öldürme şekli Türklerin Müslüman olmadan önceki                                  dinleri olan</p>
<p><a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/cellat-mezarligi/559456/9#haber-baslik"> <img src="http://img5.mynet.com/ha6/k/kelle7.jpg" alt="Cellat mezarlığı" /></a><a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/cellat-mezarligi/559456/9#haber-baslik"> </a></p>
<p>Şamaniz’den                                  geliyordu. Doğan Avcıoğlu, “Türklerin Tarihi”                                  adlı eserinin ikinci cildinde:” Şamanist Türkler                                  kan akıtarak öldürmekten çekinirler, Osmanlı padişah                                  ve şehzadeleri boğularak öldürülürdü” der.</p>
<p>İnfaz                                  edilecek halktan biri ise, kelle kesme şekli uygulanırdı.</p>
<p>İstanbul                                  dışında, imparatorluğun uzak vilayetlerinde idam                                  edilen devlet adamlarının öldürüldüklerini ispat                                  etmek için, kesilen başları meşin bir kırbaya                                  (torba) konur, torba balla doldurulur, İstanbul’a                                  getirilir, gümüş bir tepsinin içinde padişaha                                  sunulur, beden ise öldürüldüğü yere gömülürdü.</p>
<p><a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/cellat-mezarligi/559456/10#haber-baslik"> <img src="http://img5.mynet.com/ha6/k/kelle8.jpg" alt="Cellat mezarlığı" /></a><a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/cellat-mezarligi/559456/10#haber-baslik"> </a></p>
<p>Bu                                  nedenle, başı başka yerde, bedeni başka yerde                                  gömülü iki mezarı olan devlet adamları, sadrazamlar                                  çoktur.. Bunlardan en meşhuru Viyana kuşatmasındaki                                  başarısızlığı ile başı kesilen ve bir bal torbası                                  içinde İstanbul’daki sultana gönderilen ve sonrada                                  denize atılan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa idi.<br />
<strong><em>Halen Topkapı Sarayı bahçesinde duran                                  Cellat Çeşmesinin<br />
</em></strong><strong><em>değişik açıdan çekilmiş bir fotoğrafı</em></strong></p>
<p>Bu                                  kesilen başlar bazende Topkapı Sarayı’nın ilk                                  giriş kapısına asılır halka gösterilirdi. Bu kapı                                  sarayın en dıştaki ilk kapısıdır, kesik başların                                  konulduğu oyuklar halen durmaktadır. Kafalar üç                                  gün kalırdı burda, bazen yüzlerce kafa olurdu.</p>
<p>Cellatlar,                                  Müslüman olan kişilerin infazdan sonra başlarını,                                  cesedi sırt üstü yatırarak koltuğunun altına ,                                  Müslüman olmayanları ise yüzü koyun yatırarak,                                  başlarını kıçlarının üzerine koyardı.</p>
<p>Öldürülen                                  kişinin cesedi ve üzerindeki kıymetli eşya, para                                  ve giyecekleri cellatın malı sayılırdı. Cellat                                  cesedi isterse atar, isterse ölünün sahiplerine                                  mevki, rutbe ve konumuna göre parayla satardı.</p>
<p><a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/cellat-mezarligi/559456/11#haber-baslik"> <img src="http://img5.mynet.com/ha6/k/kelle9.jpg" alt="Cellat mezarlığı" /></a><a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/cellat-mezarligi/559456/11#haber-baslik"> </a></p>
<p>Osmanlıda                                  cellatlar dilsiz ve sağır olurlardı, bu iş için                                  seçilen kişilerin dilleri kesilirdi.</p>
<p>Osmanlı                                  tarihinde en hazin boğarak öldürme olayı 28 Oce                                  1595 te cereyen etmiştir.</p>
<p>Fatih                                  Sultan Mehmet’in imparatorluğun devamlılığını                                  sağlamak amacıyla çıkardığı, “Nizamı Alem” fermanı                                  gereğince, fermanın metni şöyledir:( Her kimseye                                  evladımdan saltanat müyesser ola (nasip ola) karındaşlarını                                  nizamı alem için katletmek münasiptir.)</p>
<p>Üçüncü                                  Mehmet , 19 çocuk ve yetişkin şehzade kardeşlerini                                  bir gecede dilsiz cellatlara boğdurmuştu. Ertesi                                  günü Divanı Hümayun avlusuna üzeri kıymetli örtüler,                                  kıymetli taşlarla bezenmiş sorguçlar ve kavuklar                                  bulunan 19 şehzade tabutu konmuştu.</p>
<p><a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/cellat-mezarligi/559456/13#haber-baslik"> <img src="http://img5.mynet.com/ha6/k/kelle11.jpg" alt="Cellat mezarlığı" /></a><a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/cellat-mezarligi/559456/13#haber-baslik"> </a><br />
<strong><em>Dikdörtgen şeklindeki üzerinde hiçbir                                  yazı bulunmayan Cellat Mezar Taşları ve<br />
</em></strong><strong><em>yan yana iki cellat mezarı. İstanbul’daki                                  Eyüp semti girişinde.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong>Üçüncü                                  Mehmet 1595-1603 yılarında saltanat sürmüştür.                                  Kanuninin torunu ve İkinci Selim’in oğludur, Kanije                                  zaferi bu padişah zamanında kazanılmıştır. Üçüncü                                  Mehmet bu zaferden sonra Ünye’de mezarı bulunan                                  Tiryaki Hasan Paşaya bir çok değerli hediyelerle                                  birlikte vezirliğe eş değerde Beylerbeyilik ünvanı                                  vermiştir.</p>
<p>Ondan                                  sonra tahta geçen oğlu Birinci Ahmet, Fatih Sultan                                  Mehmet’in koyduğu 150 senelik “Nizamı Alem” kanununu                                  kaldırarak, kardeş öldürme geleneğine son vermiş                                  ve kardeşini veliaht (gelecekte saltanatı devralacak                                  kişi) ilan etmiştir. Cellatlar konusunda son zamanda                                  üç yeni kitap yayınlanmıştır: “Cellatları da Asarlar-                                  Ergün Hiçyılmaz” “Ölümün soğuk eli, Cellat-Muhammet                                  Pamuk” “Cellat ve Ötekiler-Cengiz Yıldırımm</p>
<p>Osmanlı’da                                  halk, İslam dininin adam öldürmeyi yasaklaması,                                  can alan bu kişilere toplum tarafından hoş bakılmaması                                  nedeniyle, bir çok insani duygu ve özelliklerden                                  yoksun olan, acıma, merhamet, sevgi hisleri bulunmayan                                  bu insanları mezarlıklarına almamış, kendi aralarına                                  gömülmelerini istememiştir.<br />
<strong><em>Bugün yeni mezarların arasında kalmış                                  bir cellat mezar taşı bu mezarlık Eyüp semtinin<br />
</em></strong><strong><em>Piyer Loti tarafındadır.</em></strong></p>
<p>Tarihçi                                  Reşat Ekrem Koçu:” Toplum, din ve ahlak anlayışımızın                                  en güzel örneklerinden biri olarak, cana kıyan,                                  kesen veya boğan celladın ölüsünü halkın, mezarlıklarına                                  kabul etmemesi son derece takdire şayandır.” demiştir.                                  Bu nedenle, Osmanlı cellatlar için İstanbul’un                                  en ücra yerinde mezarlık yapmış ve cellatlar halktan                                  ayrı olarak buraya gömülmüştür.</p>
<p><a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/cellat-mezarligi/559456/6#haber-baslik"> <img src="http://img5.mynet.com/ha6/k/kelle4.jpg" alt="Cellat mezarlığı" /></a><a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/cellat-mezarligi/559456/6#haber-baslik"> </a></p>
<p>İstanbul’da                                  iki yerde cellat mezarlığı olduğu bilinmektedir,                                  Haldun Hürel.”İstanbul’u Geziyorum Gözlerim Açık”                                  adlı eserinde bunlardan birinin,Edirnekapı’dan                                  Ayvansaraya inen kara surlarının Eğrikapı civarında                                  olduğunu yazar, fakat ben burada uzun aramalarıma                                  rağmen bu mezarlığı bulamadım.</p>
<p>Diğer                                  bir cellat mezarlığı da Eyüpte, mezarlıklar arasından                                  dar bir yokuşla çıkılan, Fransız yazar Pierre                                  Loti’nin bir müddet yaşadığı, şimdilerde müze-kafe                                  olan evin önünden gidilerek çıkılan, Karyağdı                                  bayırında, Karyağdıbaba tekkesinin biraz ilerisindedir.</p>
<p>O                                  zaman burası İstanbul’un en uç noktasu kuş uçmaz,                                  kervan geçmez kimsenin uğramadığı</p>
<p>doğru                                  dürüst yolu olmayan yabani ağaçlar içinde ürkütücü                                  bir yerdi. Buraya Karyağdıbaba bayırı denmesinin                                  nedeni biraz aşağısında bulunan bir bektaşi tekkesinden                                  ileri gelir.</p>
<p>Burası                                  bugün normal mezarlık olmuştur, aralarda tek tük                                  cellat mezarı kalmıştır. Bunların cellat mezarları                                  oldukları ise mezar taşlarından anlaşılmaktadır.</p>
<p>Osmanlı                                  mezarlıkları, taş işçiliğinin en güzel örnekleri                                  ile yapılmış mezar taşları ile doludur, burada                                  gömülü insanların dünyada iken ne iş yaptıklarını                                  mezar taşlarına bakarak anlamak mümkündür, vezir                                  mi, denizci mi, subay mı yeniçeri mi ,ulema mı,                                  kadı mı? hepsi mezar taşlarından anlaşılr.</p>
<p><a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/cellat-mezarligi/559456/4#haber-baslik"> <img src="http://img5.mynet.com/ha6/k/kelle2.jpg" alt="Cellat mezarlığı" /></a><a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/cellat-mezarligi/559456/4#haber-baslik"> </a><br />
<strong><em>Yan yana iki Cellat Mezarı</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong>Cellat                                  mezar taşlarının üzerinde ise, isim, doğum tarihi,                                  ölüm tarihi gibi hiçbir yazı ve işaret yoktur.                                  Bu taşlar iki metre yüksekliğinde 40-50 cm. genişliğinde                                  dikdörtgen şeklindedir. Birçok insan bu taşların                                  bu mezarlıkta ne aradığını, niye dikildiklerini                                  bilmez, ama normal mezar taşları ile yan yana                                  öylece dururlar.</p>
<p>Burada                                  dolaşırken, çevrede oturan İbrahim Bakkal adında                                  bir vatandaş bana ne aradığımı sordu, anlattım,</p>
<p>-Benim                                  çocukluğum buralarda geçti, bu mezarlıkta oynardık                                  bu taşlardan çok vardı, buraya</p>
<p>mahalleli                                  lanetli mezarlık derdi, kuş uçmaz kervan geçmezdi,                                  buradan geçmeye korkardı insanlar, normal mezarlık                                  yapmak için bu taşları söktüler, dedi.</p>
<p>-Bu                                  üçbeş taş nasıl kaldı, bunlar normal mezarlara                                  çok yakın hemen hemen bitişik?</p>
<p>-Halk                                  bunlara dokunmaktan korktu lanetli diye olduğu                                  yerde bıraktı, çünkü buraya gömülenlerden birinin                                  geride kalan aile fertleri birer hafta arayla                                  bilinmeyen bir hastalıktan öldüler.<br />
<strong><em>Eyüp semtinin girişinde bulunan bu                                  mezarlar günümüze ulaşanlardan en iyileridir.</em></strong></p>
<table style="height: 28px;" border="0" cellspacing="4" cellpadding="4" width="606" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="40%"></td>
<td width="37%"></td>
</tr>
<tr>
<td width="40%"><a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/cellat-mezarligi/559456/2#haber-baslik"> <img src="http://img5.mynet.com/ha6/k/kelle.jpg" alt="Cellat mezarlığı" /></a><a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/cellat-mezarligi/559456/2#haber-baslik"> </a></td>
<td width="37%"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Cellat                                  Mezarlarından diğer örnekler</strong></p>
<p>Dünyada                                  bir örneği daha bulunmayan bu mezarlık bir açık                                  hava müzesi gibi korunması gerekirken kaybolup                                  gitmiştir, birkaç sene sonra tamamen yok olacaktır,                                  bu taşlar ve mezarları orijinal yerinde son gören                                  ve fotoğraflarını çeken ben olmam umarım.</p>
<p>Cellatların                                  normal mezarlıkları alınmamasında ise, insana                                  saygı, iyilerle kötüleri aynı kefeye koymama felsefesi                                  yatar. Halk bu insanların cesetlerini aralarına                                  almamakla bunu anlatmaya çalışmıştır.</p>
<p>Mezar                                  taşlarında hiçbir yazı ve işaret bulunmaması ise                                  anlaşılır bir durumdur. Bu, öldürülen kişinin                                  geride kalan yakınlarının, bunları mezar taşlarından                                  bulup, mezarlarını tahrip etme</p>
<p>eş                                  ve çocuklarına kötülük veya başkaca bir hatalı                                  tutum ve davranış içinde olmamaları için alınan                                  bir koruma önlemi olsa gerektir.</p>
<p>Böylece                                  en azından, cellat baba seçmeme şansı olmayan                                  günahsız çocukların kimler oldukları, varsa annesi,                                  babası, akrabaları bilinmeyecek, cellat yakınları                                  diye dışlanmayacaktır.</p>
<p><strong>Kaynak:                                  Prof. Dr. Ahmet Mumcu.( Osmanlı Devletinde Siyaset)</strong></p>
<p><a href="http://www.inanilmaz.net/?ibsa=share&id=4393" id="share-link-">Paylaş</a></p><img src="http://www.inanilmaz.net/?ak_action=api_record_view&id=4393&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inanilmaz.net/cellat-mezarligi.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kemal Sunal&#8217;ın Sırrı Neydi!</title>
		<link>http://www.inanilmaz.net/kemal-sunalin-sirri-ne.htm</link>
		<comments>http://www.inanilmaz.net/kemal-sunalin-sirri-ne.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Dec 2010 14:31:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[ali sunal]]></category>
		<category><![CDATA[kemal sunal]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Sunal filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[kemal sunal izle]]></category>
		<category><![CDATA[kemal sunal seyret]]></category>
		<category><![CDATA[saban]]></category>
		<category><![CDATA[türk filmi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inanilmaz.net/?p=3983</guid>
		<description><![CDATA[Filmlerinin üzerinden bunca yıl geçmesine rağmen hala bukadar izlenen bukadar güldüren ve hatta bukadar düşündüren başka bir insan yoktur sanırım. Kemal Sunal&#8217; ın filmlerini ve kendini beğenmeyen 1 kişi bile olacağını hiç sanmıyorum.1970′lerde Türkiye yeni ve vazgeçilmeyecek olan bir yıldızı tanıdı. Kemal Sunal, tüm Türkiye’yi etkilerken güldürdü ve aramızdan ayrılırken herkesi yasa boğdu. Herkesin merak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2010/12/kemal-sunal-e1288457823114.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-3984" title="kemal-sunal-e1288457823114" src="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2010/12/kemal-sunal-e1288457823114-300x166.jpg" alt="" width="300" height="166" /></a><br />
Filmlerinin üzerinden bunca yıl geçmesine rağmen hala bukadar izlenen bukadar güldüren ve hatta bukadar düşündüren başka bir insan yoktur sanırım. Kemal Sunal&#8217; ın filmlerini ve kendini beğenmeyen 1 kişi bile olacağını hiç sanmıyorum.1970′lerde Türkiye yeni ve vazgeçilmeyecek olan bir yıldızı tanıdı.<span id="more-3983"></span></p>
<p><strong>Kemal Sunal</strong>,  tüm Türkiye’yi etkilerken güldürdü ve aramızdan ayrılırken herkesi yasa  boğdu. Herkesin merak ettiği bir şey varki oda eski filmleri izlemekte  zorlanırken <strong>Kemal Sunal filmleri</strong>ne neden hayır diyemediğimiz.</p>
<p>Sinema hayatı onun 1970’lerin başında başladı. Çok sevdiği tiyatrodan  vazgeçerek üstelik… 1972 yılında Ertem Eğilmez’in yönettiği ‘Tatlı  Dillim’ filmi ile adım attığı sinema hayatı, 1999’da Sinan Çetin’in  çektiği ‘Propaganda’ ile sona erdi. Kemal Sunal, 1972-1991 yılları  arasına tam 82 film sığdırdı. ‘Salak Milyoner’, ‘Salako’, ‘Hababam  Sınıfı’, ‘Tosun Paşa’, ‘Süt Kardeşler’, ‘Kapıcılar Kralı’, ‘Çöpçüler  Kralı’, ‘Kibar Feyzo’, ‘İnek Şaban’, ‘Avanak Abdi’, ‘Umudumuz Şaban’,  ‘Şark Bülbülü’, ‘Zübük’, ‘Davaro’ ‘Şaban’ serileri, ‘Varyemez’…  1970’lerden 1990’lara kadar sinema salonlarını dolduran ‘sinema starı’  Kemal Sunal, artık bir ‘fenomen’ olmuştu. Ve bu fenomen, 1990’larda  filmlerinin televizyonlarda gösterilmesiyle ‘televizyon starı’ olarak da  devam edecekti. 3 Temmuz 2000’deki ani ölümünün üzerinden 10 yıl geçti.  Ancak Kemal Sunal, hâlâ ‘en çok güldüren adam’ olmaya devam ediyor.</p>
<p><a href="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2010/12/1990-kemal_sunal-1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3986" title="M4031M-4205" src="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2010/12/1990-kemal_sunal-1.jpg" alt="" width="300" height="344" /></a></p>
<p>Neydi bu Ali Kemal Sunal’ı bir fenomen haline getiren? Filmlerinin bu  kadar tutulmasındaki ‘gizli sır’ neydi? Neden hâlâ bıkmadan, usanmadan,  aradan onca yıl geçmesine rağmen aynı heyecanla izliyoruz? Nasıl oluyor  da, 1978 yılında çektikleri ‘Kibar Feyzo’ filmi 2010’da Türkiye’nin  ‘kader günü’ sayılan halk oylaması akşamında gösterilebiliyor?  Sosyolojik vaka Kemal Sunal, nasıl açıklanabilir?</p>
<p>Marmara Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema  Bölümü, Sinema Anabilim Dalı Başkanı ve aynı zamanda Kemal Sunal’ın tez  hocası Prof. Dr. Şükran Esen, “Hâlâ süren bu ilgi, televizyon  kanallarında hâlâ izleyebildiğimiz filmleri, toplumun bir isteğinin, bir  ihtiyacının belirtisi” diyor. Ona göre Sunal filmleri, umut, güven,  sorunlarıyla başa çıkabileceğine inanma ihtiyacını karşılıyor.</p>
<p><a href="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2010/12/1-kemal-sunal-resimleri.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-3987" title="1-kemal-sunal-resimleri" src="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2010/12/1-kemal-sunal-resimleri-300x230.jpg" alt="" width="300" height="230" /></a></p>
<p>1970’lerde Ertem Eğilmez onu keşfettiği zaman, yardımcı rollerdeydi  ve salon filmlerinde yakışıklı starların yanında ikinci derece rollerde,  onların starlığını öne çıkarmak için kullanılıyordu. Daha sonra,  izleyicinin ona güldüğü, onu sevdiği fark edildi ve Kemal Sunal 1974’te  Saloko ile ilk kez başrole alındı. Böylece, halkın seçtiği star oldu.  Filmlerde canlandırdığı ve büyük başarıyla oynadığı, saf görünümlü,  sakar ama iyi niyetli ‘halk çocuğu’ tiplemesi çok sevildi. Hele hele  filmlerde, bu halk çocuğunun rastlantı sonucu da olsa, kötü ve güçlü  ağayı, müteahhidi, mafya babasını zora sokması; bilmeyerek de olsa  işlerini bozarak onları çileden çıkarması halkın çok hoşuna gitti.</p>
<p><strong>Sinemada üçüncü yol</strong></p>
<p>1970’ler, siyasi, politik ve ekonomik krizlerin de yaşandığı  yıllardı. Bu sorunlardan bunalan insanların sığınabileceği, kendini  rahat hissedebileceği bazı kaçış alanları gerekiyordu. O kaçış  alanlarından biri Kemal Sunal filmleri oldu. Yine Esen’in deyişiyle  “Kemal Sunal filmleri, o dönemdeki o sıkılmışlıktan kurtulabilme umudunu  canlı tutuyordu.” Yılmaz Güney’in sisteme ağır eleştiriler yönelttiği  filmleri ile toplumu yozlaştıran seks filmleri furyası arasında Kemal  Sunal, üçüncü bir yol oluyordu.<br />
<a href="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2010/12/kemal-sunal.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3988" title="kemal-sunal" src="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2010/12/kemal-sunal.jpg" alt="" width="269" height="246" /></a></p>
<p>Esen “O, insanların 1970’li yılların sıkıntısında, 1980 darbesinin  baskıcı ortamında, nefes almasını sağladı. Sorunların farkında olarak  ama onlarla da baş edebileceğinin umudunu vererek onlara yardımcı oldu.  Ayrıca, Kemal Sunal filmleri geleneksel Türk sanatlarının, orta oyunu,  karagöz ya da seyirlik oyunlarının yapısını taşıyor. O yapı insanlara  yakın geliyor. Çünkü çok tekrarlar var. Başlangıç, gelişme, sonuç  bölümleri var. Bunlar halkın anlayabileceği basitlikte. Yeri hep ayrı  olacak” diyor.</p>
<p>Kemal Sunal’ın ölümü herkes için aniydi ama kuşkusuz en çok ailesini sarstı. Eşi ve çocukları onsuz  geçen 10 yılı anlattı.</p>
<p><strong>GÜL SUNAL</strong><br />
“Bize hiçbir şey olmaz sanıyordum”<br />
“Biz çok severek evlenmiştik. Çok sevdiğin bir insanı, hayatını  paylaştığın birini kaybetmek çok zor. Onu kavrayabilmek zaman alıyor  tabii. Tam kabullenmiş değilim, beceremedim yani. Çünkü ben, “Bize  hiçbir şey olmaz, dördümüz dünya yıkılana kadar öyle gideriz”  sanıyordum. Hep diyorlar ya, “Hayat devam ediyor” etmiyor, söylenen gibi  değil. En çok, biriktirdiklerini gençlere aktarma zamanı olmadı ona çok  üzülüyorum. Bir çantası vardı onun. O çantanın içinde notlarını  saklamış, vizelerinden, finallerinden aldığı notları saklamış. Yaptığı  işi çok ciddiye alıyordu. Yapacak çok şeyi vardı. Ona zaman kalmadığı  için üzülüyorum.”</p>
<p><a href="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2010/12/LiveImages_Foto-Haber_867_Ölümünün-7.-yılında-Kemal-Sunal_1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-3989" title="LiveImages_Foto Haber_867_Ölümünün 7. yılında Kemal Sunal_1" src="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2010/12/LiveImages_Foto-Haber_867_Ölümünün-7.-yılında-Kemal-Sunal_1.jpg" alt="" width="420" height="284" /></a></p>
<p><strong>EZO SUNAL</strong><br />
“En büyük eksikliğim babamı tiyatroda izleyememek”<br />
“Babam milyonlarca insanı güldürüyordu, hayata böyle bir güzellik  katıyordu. Ben de ‘Ne yapsam da iki kişiyi bile mutlu etsem, işine  yarasam’ diye düşünüyorum. Aldığım en büyük dersin bu olduğunu  söyleyebilirim. Birilerini mutlu etmek, işine yaramak. Umarım yapacağım  işlerle bunu sağlarım. Ben babamı tiyatroda izlemek isterdim, ama  olmadı, göremedim. Bu bir eksiktir bende. Babamı tiyatro sahnesinde  göremediğim için çok üzülüyorum.”</p>
<p><strong>ALİ SUNAL</strong><br />
“Ona dokunabilmeyi çok özledim”<br />
“Hayattaki en iyi dostum babamdı. İnanılmaz bir hayranlık besliyordum.  Babam ciddi ciddi ders çalışıyordu. Bir gün, ‘Baba ne yapıyorsun, neden  bu kadar ders çalışıyorsun? Neden vaktini harcıyorsun?’ dedim. ‘Hiçbir  ihtiyacım yok. Tek bir gence örnek olabilirsem, eğitimin ne kadar önemli  olduğunu tek bir gence gösterebilirsem, ben tüm bu çektiklerimin  karşılığını almış sayılırım’ dedi. Ben etten kemikten olan babamı çok  özledim. Ona dokunmak, ona değebilmek, onu görebilmek… Canlı canlı…  Benim en çok özlediğim şey ona dokunabilmek.”</p>
<h6><a href="http://www.tempoonline.com.tr/index.aspx" target="_blank">Kaynak 1 </a><a href="http://www.magturka.com/kemal-sunalin-sirri/">Kaynak 2</a><a href="http://www.tempoonline.com.tr/index.aspx" target="_blank"><br />
</a></h6>
<p><a href="http://www.inanilmaz.net/?ibsa=share&id=3983" id="share-link-">Paylaş</a></p><img src="http://www.inanilmaz.net/?ak_action=api_record_view&id=3983&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inanilmaz.net/kemal-sunalin-sirri-ne.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meşhur Kahinin İnanılmaz Kehanetleri</title>
		<link>http://www.inanilmaz.net/meshur-kahinin-inanilmaz-kehanetleri.htm</link>
		<comments>http://www.inanilmaz.net/meshur-kahinin-inanilmaz-kehanetleri.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 May 2010 21:07:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[İnanılmaz Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[kahin]]></category>
		<category><![CDATA[kehanet]]></category>
		<category><![CDATA[Vangelia Gushterova]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inanilmaz.net/?p=3339</guid>
		<description><![CDATA[İşte o meşhur  kahin. Bulgaristan’ın ünlü  bir köyünde yaşamuş ve orada ölmüş. İnanılmaz ama söylenenler yazılanlar doğru ise adam resmen herşeyi bilmiş bu nasıl iştir anlamadım ve ben bu duruma çok şaşırdım. Sizlerinde yorumlarınızı bekliyorum. Vangelia Gushterova ya da kısaca Vanga Sovyetler’in çöküşünü bildi. Prenses Diana’nın ölümünü de. 11 Eylül saldırısını ise 10 sene önce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.inanilmaz.net/?attachment_id=3337"><img class="alignnone size-medium wp-image-3337" title="kahin" src="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2010/05/kahin-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></a></p>
<p>İşte o meşhur  kahin. Bulgaristan’ın ünlü  bir köyünde yaşamuş ve orada ölmüş. İnanılmaz ama söylenenler yazılanlar doğru ise adam resmen herşeyi bilmiş bu nasıl iştir anlamadım ve ben bu duruma çok şaşırdım. Sizlerinde yorumlarınızı bekliyorum.<span id="more-3339"></span></p>
<p>Vangelia Gushterova ya da kısaca Vanga Sovyetler’in çöküşünü bildi.  Prenses Diana’nın ölümünü de. 11 Eylül saldırısını ise 10 sene önce  söyledi. Kör ve yaşlı bir kadın olan Vanga’nın ölmeden önceki  kehanetleri ise akıl dışı. İşte ünlü kahinin 2010 yılından 2 bin yıl  sonrasına varan inanılması güç kehanetleri.</p>
<p><strong>İşte o kehanetler:</strong></p>
<p>2010<br />
3.Dünya Savaşı… Kasım-2010′da başlayacak ve Ekim-2014′te bitecek.  Nükleer ve kimyasal silahlar kullanılacak.</p>
<p>2011<br />
Kuzey Yarımküreye Radyoaktif serpinti olacak. Hayvanlar ve bitkiler sağ  kalmayacak. Müslümanlar, hala hayatta kalmış olan Avrupalılara karşı  kimyasal savaş başlatacaklar.</p>
<p>2014<br />
Kimyasal savaşın bitmesiyle dünyadaki insanlarının çoğu deri kanseri  olacaklar veya deriye bağlı hastalıkları olacak.</p>
<p>2016<br />
Avrupa neredeyse boş. Nufüs gittikçe azalıyor…</p>
<p>2018<br />
Çin, Yeni Dünya Gücü olacak</p>
<p>2023<br />
Dünya’nın yörüngesi hafifçe değişecek.</p>
<p>2025<br />
Avrupa hala biraz yerleşim alanı.</p>
<p>2028<br />
Yeni enerji kaynağı geliştirilecek. (Muhtemelen termonükleer reaksiyon  kontrolü) Açlık problem olmaktan çıkacak.Venus’e pilotlu uzay yolculuğu  uygulanacak.</p>
<p>2033<br />
Kutup buzları eriyecek. Dünya okyanus seviyesi yükselecek</p>
<p><img src="http://img5.mynet.com/ha5/analiz/kahanet10.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>2043<br />
Müslüman bir devlet yeniden Avrupa’nın tek hükümdarı olacak</p>
<p>2046<br />
Yapay organlar üretilecek. Vücut organı değişimi, gözde tedavi yöntemi  olacak.</p>
<p>2066<br />
Müslümanların elinde olan Roma’ya saldırı sırasında, ABD iklim  değişikliği yapan yeni silahını kullanacak.(Ani donma)</p>
<p>2076<br />
Sınıf ayrımı kalkacak. Tüm dünyada Komünizm hakim olacak!</p>
<p>2084<br />
Doğanın yeniden doğuşu</p>
<p>2088<br />
Yeni Hastalık: İnsanlar saniyeler içinde yaşlanacak</p>
<p>2091<br />
Hastalığın tedavisi bulunacak</p>
<p>2091<br />
Hastalığın tedavisi bulunacak</p>
<p>2125<br />
Macaristan’da, uzaydan sinyal alınacak. (İnsanlar tekrar Vanga’yı  hatırlayacak)</p>
<p>2130<br />
Uzaylıların önerisiyle su altında Koloniler kurulacak.</p>
<p><img src="http://img5.mynet.com/ha5/analiz/kahanet20.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>2154<br />
Hayvanlar yarı-insanlaşacak.</p>
<p>2167<br />
Yeni bir Din ortaya çıkacak…</p>
<p>2170<br />
Büyük kıtlık/kuraklık</p>
<p>2183<br />
Mars’taki koloni nükleer ulus haline geliyor ve Dünya’dan bağımsızlık  istiyor. (ABD’nin İngiltere’den bağımsızlık istediği tarzda…)</p>
<p>2201<br />
Güneş’teki termonükleer reaksiyon yavaşlıyor. Isı düşüyor.</p>
<p>2256<br />
Uzay yolculukları Dünya’ya yeni hastalıklar getiriyor.</p>
<p>2262<br />
Gezegenlerin yörüngeleri devamlı olarak değişmeye başlıyor. Mars, bir  kuyrukluyıldızla çarpışma tehditi altında.</p>
<p><img src="http://img5.mynet.com/ha5/analiz/kahanet27.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>2288<br />
Zamanda yolculuk. Uzaylılarla yeni temaslar.</p>
<p>2299<br />
Fransa’da İslam’a karşı başkaldırı…</p>
<p>2480<br />
İnsan yapımı iki güneş çarpışacak. Dünya tekrar karanlıkta kalacak.</p>
<p>3005<br />
Mars’ta savaş…</p>
<p>3797<br />
Dünyanın sonu… Dünya’daki tüm yaşam ölecek. İnsanlar yeni bir güneş  sisteminde yaşam alanı arıyor</p>
<p>Kaynak: <a rel="nofollow" href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/unlu-kahinden-inanilmaz-kehanetler/485779/1#haber-baslik" target="_blank">http://haber.mynet.com/detay/foto-an…1#haber-baslik</a></p>
<p><a href="http://www.inanilmaz.net/?ibsa=share&id=3339" id="share-link-">Paylaş</a></p><img src="http://www.inanilmaz.net/?ak_action=api_record_view&id=3339&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inanilmaz.net/meshur-kahinin-inanilmaz-kehanetleri.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihteki İşkence Aletleri ve Şekilleri</title>
		<link>http://www.inanilmaz.net/tarihteki-iskence-aletleri-ve-sekilleri.htm</link>
		<comments>http://www.inanilmaz.net/tarihteki-iskence-aletleri-ve-sekilleri.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 May 2010 19:31:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Videolar]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[İnanılmaz Videolar]]></category>
		<category><![CDATA[eziyet]]></category>
		<category><![CDATA[geçmiş]]></category>
		<category><![CDATA[İşkence]]></category>
		<category><![CDATA[işkence aletleri]]></category>
		<category><![CDATA[tarihte]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inanilmaz.net/?p=3328</guid>
		<description><![CDATA[Bu belgeseli izledikten sonra eminim iyiki geçmiş zamanda o tarihlerde yaşamıyormuşum diyeceksiniz. Tarihteki eski işkence aletlerini tanıtan ve nasıl ve ne şekilde kullanıldığını gösteren bir belgesel videosu.İlgi ve şaşkın bir şekilde izleyeceğinizden eminim. Paylaş]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.inanilmaz.net/?attachment_id=3329"><img class="alignnone size-medium wp-image-3329" title="iskence-aletleri" src="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2010/05/iskence-aletleri-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></a></p>
<p>Bu belgeseli izledikten sonra eminim iyiki geçmiş zamanda o tarihlerde yaşamıyormuşum diyeceksiniz. Tarihteki eski işkence aletlerini tanıtan ve nasıl ve ne şekilde kullanıldığını gösteren bir belgesel videosu.İlgi ve şaşkın bir şekilde izleyeceğinizden eminim.<span id="more-3328"></span><br />
<img src="http://www.inanilmaz.net/wp-content/plugins/flash-video-player/default_video_player.gif" /></p>
<p><a href="http://www.inanilmaz.net/?ibsa=share&id=3328" id="share-link-">Paylaş</a></p><img src="http://www.inanilmaz.net/?ak_action=api_record_view&id=3328&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inanilmaz.net/tarihteki-iskence-aletleri-ve-sekilleri.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gizlenen Türk Piramitler Hakkında Bilgiler</title>
		<link>http://www.inanilmaz.net/gizlenen-turk-piramitler-hakkinda-bilgiler.htm</link>
		<comments>http://www.inanilmaz.net/gizlenen-turk-piramitler-hakkinda-bilgiler.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 May 2010 00:30:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[İnanılmaz Olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[İnanılmaz Resimler]]></category>
		<category><![CDATA[cin]]></category>
		<category><![CDATA[gizli]]></category>
		<category><![CDATA[maya piramidi]]></category>
		<category><![CDATA[mayalar]]></category>
		<category><![CDATA[orta asya]]></category>
		<category><![CDATA[pyramid]]></category>
		<category><![CDATA[türk piramitleri]]></category>
		<category><![CDATA[uygur türkleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inanilmaz.net/?p=3108</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle belirteyim arkadaşlar bu yazı tamamen alıntıdır ve ilgimi çektiği için sizlerle paylaşmak istedim. Okuduğum kadarı ile Çin&#8217;in bugüne kadar gizlediği ve Uygur Türklerinin yaptığı piramitler varmış ve bu haberde bu piramitler ayrıntılı bir şekilde anlatılmış. Öncelikle 54 adet Türk Piramitleri fotoğraflarını bilgisayarınıza buraya tıklayarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Ayrıca Google Earth&#8216;e (34.390380,108.739579) bu koordinatları girerek yüze [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.inanilmaz.net/?attachment_id=3110"><img class="alignnone size-medium wp-image-3110" title="gizlenenturkpramitleri" src="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2010/05/gizlenenturkpramitleri-300x249.jpg" alt="" width="300" height="249" /></a></p>
<p>Öncelikle belirteyim arkadaşlar bu yazı tamamen alıntıdır ve ilgimi çektiği için sizlerle paylaşmak istedim. Okuduğum kadarı ile Çin&#8217;in bugüne kadar gizlediği ve Uygur Türklerinin yaptığı piramitler varmış ve bu haberde bu piramitler ayrıntılı bir şekilde anlatılmış.<span id="more-3108"></span><br />
Öncelikle 54 adet Türk Piramitleri fotoğraflarını bilgisayarınıza <a href="http://hotfile.com/dl/42155748/f86033f/trk_pramitleri.rar.html">buraya</a> tıklayarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Ayrıca <a href="http://earth.google.com/">Google Earth</a>&#8216;e  (34.390380,108.739579) bu koordinatları girerek yüze yakın piramitin  bugünkü hallerini inceleyebilirsiniz.</p>
<p>(Bu başlık alıntıdır.)</p>
<p>Mısır  piramitleri :M.Ö. 3000<br />
Sümer piramitleri:M.Ö. 4.500<br />
Maya  piramitleri :M.Ö. 4.500<br />
Türk piramitleri :M.Ö. 4.500 (M.Ö. 10000  olduğu düşünülmekte)</p>
<p>Bu tarihlerden Mısır ve Sümer piramitleri  ile Maya piramitleri hakkında verilen tarihler, yapılan araştırmalar ve  elde edilen bilgiler doğrultusunda verilmiştir. Ancak, Türk piramitleri  hakkında verilen tarih tamamen hayalidir. Çünkü Türk piramitleri şu anda  sadece uzaktan çekilmiş resimleri ile gündemdedirler. Bırakın  üzerlerinde detaylı bir araştırma yapmayı, yakınına sokulmak bile  yasaklanmıştır.(Eğer söylenenler doğruysa! Bu konuda Çin Halk  Cumhuriyeti Elçiliğinin veya doğrudan Çin hükümetinin  bilgilendirmelerine açığız.) Dolaysıyla da bu piramitler hakkında tarih  belirtmek için çok erkendir.</p>
<p>Eğer bu piramitlere bir tarih  belirleme konusunda araştırma yapacak isek bu araştırmanın temeli Hunlar  , Hiong Nu’lar vs. değildir. Bu araştırmanın temeli Bütün Asya kıtasını  kapsayan Büyük Uygur Türk İmparatorluğu dönemidir. Bu imparatorlukla  ilgili tarihlendirmeyi ise Çinliler kendileri yapmışlardır. “Çin  efsaneleri Uygurlar’ın 17.000 yıl önce medeniyetlerinin zirvesinde  olduklarını anlatır. Bu tarih jeolojik fenomenlere de uygunluk  göstermektedir.” (J. Churchward, Kayıp Kıta Mu, s.123)</p>
<p>Bilindiği  üzere, Mu kıtasını batıran büyük depremler ve tufan sırasında Büyük  Uygur İmparatorluğunun doğu kesimi de büyük ölçüde tahrip olmuştur.  Bugün Gobi çölünde en az 15 metrelik kum tabakasının altından çıkarılan  eserler gerçektende tek kelime ile muhteşem olarak ifade  edilebilmektedir. Bu eserler üzerindeki resimler ve yazılar ise Mu Uygur  ilişkisini açıkça gözler önüne sermektedir. Uygur Türk İmparatorluğu  kültür sahası çok büyük bir medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bugünkü  Çin’in tamamına yakını da bu Türk kültür sahası içinde yer almaktadır.Bu  durumu dikkate aldığımızda, Xi’an kenti yakınlarında bulunan 100 kadar  piramitin de kimler tarafından ve hangi tarihlerde yapılmış olduğu  hakkında bir kanaate ulaşabiliriz. Kanımızca bu piramitler Büyük Uygur  Türk İmparatorluğu zamanında yapılmış piramitlerdir. Yıpranmışlıkları da  dikkate alınırsa, yapım tarihleri  M.Ö. 4000-5000değil, ancak M.Ö.5000  ila 15.000 tarihleri arasında bir tarihle tarihlendirilebilir. Çünkü o  dönemler Büyük Uygur Türk imparatorluğunun medeniyetinin zirvesinde  olduğu dönemlerdir.</p>
<p>Gerçek sonuçlara ulaşmak ise ancak, bu  piramitlerin uluslar arası bilim kurumlarının ve gerçek bilim  adamlarının incelenmesine açılmasıyla mümkündür. Biz Çin’in, bu  piramitlerde kendi çapında araştırmalar yaptığını ve bu eserlerin kendi  kültürüne ait olmadığını görünce bu yasaklamayı getirdiğini  düşünüyoruz.Bu arada, Çin tarihini inceleyenler, bugün Çin sınırları  içinde yaşayan halkların hangi kökenden geldiğini ve hangi ortak  kültürün içinde yoğrulduklarını da incelemelidirler. Çin’de kurulan  medeniyetlerin ne kadarının bugünkü Çine ait olabileceği o zaman daha  iyi anlaşılır düşüncesindeyiz.</p>
<p><a href="http://4.bp.blogspot.com/_PMlt86LNdN8/S-e2dbXFEEI/AAAAAAAAAhY/7XseGZJez6g/s1600/t%C3%BCrk+pramitleri22.jpg" onblur="try  {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5469540889141776450" src="http://4.bp.blogspot.com/_PMlt86LNdN8/S-e2dbXFEEI/AAAAAAAAAhY/7XseGZJez6g/s400/t%C3%BCrk+pramitleri22.jpg" border="0" alt="" /></a><br />
(Conspiration.cc  web sitesinden aldığım Türk Piramitleri)</p>
<p><a href="http://img687.imageshack.us/img687/9781/gifyx.gif" onblur="try  {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img src="http://img687.imageshack.us/img687/9781/gifyx.gif" border="0" alt="" /><br />
</a> Beyaz piramit olarak anılan Türk Piramidinin uçaktan  çekilmiş fotoğrafı. Bu piramit 300metre yüksekliği ile dünyanın en  büyük piramidi konumunda. Yukarıda, 1994 yılında Hartwig Hausdorf adında  bir alman araştırmacının, Shensi eyaletindeki yasak bölgeyi ziyaret  etmesiyle demiştik. Ancak bu ziyaret hiç de öyle bilimsel bir ziyaret  gibi olmamış anlaşılan. Çünkü Hausdorf’un çektiği piramit fotoğrafları,  piramitlerin epeyce uzağından çekilebilmiş. Bunu fotoğraflardan  anlayabiliyoruz. Çok fazla detaylara yer verilmemiş. Çin devletinin bu  bölgeyi yasak bölge ilan ettiğini buradan da anlamak mümkün.Aşağıdaki  fotoğrafta da görüldüğü gibi, Çin yetkilileri, bu uygarlık belgelerini  dünyanın gözünden gizleyebilmek için, üzerlerine sürekli yeşil kalan  ağaçlar dikmişlerdir. Böylece yıllar sonra bu piramitler, üzeri ormanla  kaplı tepeciklere dönüşeceklerdir.Böylece, Çinlilere ait olmadığı kesin  olan bu uygarlık şaheserleri belki bir yüz yıl daha insanlığın  bilgisinden uzak tutulacaktır. Eğer böyle olmasaydı, yani, bu piramitler  Çinlilere ait olsaydı, Çin turist çekebilmek için, kendi uygarlığının  eskiliğini dünyaya anlatabilmek için, bırakın üzerlerine ağaç dikmeyi,  her piramidin her taşını tek tek parlatırdı. Çin hükümeti tarafından  ağaçlandırılmış piramitlerin fotoğraflarını aşağıda görebilirsiniz.</p>
<p><a href="http://2.bp.blogspot.com/_PMlt86LNdN8/S-e59qoa0QI/AAAAAAAAAho/5ffOe8qr_0M/s1600/TurkPirami01.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5469544741531734274" src="http://2.bp.blogspot.com/_PMlt86LNdN8/S-e59qoa0QI/AAAAAAAAAho/5ffOe8qr_0M/s400/TurkPirami01.jpg" border="0" alt="" /></a><br />
(Bir  piramit üzerindeki ağaçlandırma çalışmasının görüntüsü.)</p>
<p><a href="http://4.bp.blogspot.com/_PMlt86LNdN8/S-e6CE-qH0I/AAAAAAAAAhw/lu3K4FKIycY/s1600/TurkPirami02a.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5469544817323810626" src="http://4.bp.blogspot.com/_PMlt86LNdN8/S-e6CE-qH0I/AAAAAAAAAhw/lu3K4FKIycY/s400/TurkPirami02a.JPG" border="0" alt="" /></a></p>
<p>Zaten  piramitlerin bazılarının üzerlerine, sürekli yeşil kalan, yaprak  dökmeyen türden ağaçların dikilmiş olması da bu yasağı daha anlamlı  kılıyor. Çünkü, hiçbir devlet , kendi geçmişine ait bu kadar önemli  yapıları yok saymaz. Bu hem tarihi açıdan hem de turizm açısından o  ülkeye zarar demektir. Buradan anlıyoruz ki, bu piramitlerin Çin tarihi  ile bir ilişkisi yok. Peki Asya’da bulunup, eski Türk toprakları  üzerinde yer alan bu eserlerin kiminle ilgisi olabilir? Elbette ki  Türklerle! Ama bu durum da onların ve Türkleri yok saymaktan büyük zevk  alan ırkçı batının işine gelmemektedir. Bu bölgenin Kadim Türk  toprakları olduğu bir gerçektir. Hem de çok eskiden beri. Bu durum Çin  kaynaklarınca da teyit ediliyor. “Uygur  İmparatorluğu Mu’nun en başta gelen koloni imparatorluğuydu ve doğu  yarısı Tevratta sözü geçen Tufan sırasında mahvolmuştu. Çin efsaneleri  Uygurlar’ın 17.000 yıl önce medeniyetlerinin zirvesinde olduklarını  anlatır. Bu tarih jeolojik fenomenlere de uygunluk göstermektedir.”  Mu devletinin Asya’daki uzantısı olan Türk Uygur İmparatorluğu  haritalarına bir göz atılırsa, bu toprakların kimlere ait olduğu daha  iyi anlaşılır. Aşağıdaki haritayı bizler yapmadık. 900’lerin başında  Batık Mu kıtasını araştıran bir bilim adamı yaptı.</p>
<p><a href="http://3.bp.blogspot.com/_PMlt86LNdN8/S-e7HIL5HRI/AAAAAAAAAh4/irdLFi1gzMA/s1600/uygurharita11.JPG" onblur="try  {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5469546003595599122" src="http://3.bp.blogspot.com/_PMlt86LNdN8/S-e7HIL5HRI/AAAAAAAAAh4/irdLFi1gzMA/s400/uygurharita11.JPG" border="0" alt="" /></a></p>
<p>Aşağıdaki  fotoğraftan da anlaşılabileceği üzere, devasa beyaz piramidin hemen  içinde sayılacak yakınlıkta tarım yapılmasına izin verilmektedir.  Yabancı araştırmacılara yasaklanan bir bölge, böyle tarıma açık şekilde  kullanılıyorsa, Çin’li yetkililerin piramidin zarar görmesinden bir  endişeleri bulunmamaktadır. Tek endişeleri piramitle ilgili bilgilerin  detaylandırılarak insanlığa sunulmasıdır.<br />
<a href="http://3.bp.blogspot.com/_PMlt86LNdN8/S-e7eHvNhmI/AAAAAAAAAiA/qQDozx79QWo/s1600/TurkPirami04.JPG" onblur="try  {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5469546398612293218" src="http://3.bp.blogspot.com/_PMlt86LNdN8/S-e7eHvNhmI/AAAAAAAAAiA/qQDozx79QWo/s400/TurkPirami04.JPG" border="0" alt="" /></a></p>
<p>Şimdi  aşağıdaki Maya pramidine bakalım.</p>
<p><a href="http://1.bp.blogspot.com/_PMlt86LNdN8/S-e8RLGbAJI/AAAAAAAAAiI/2hpwS5VSv20/s1600/TurkPirami06.JPG" onblur="try  {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5469547275688280210" src="http://1.bp.blogspot.com/_PMlt86LNdN8/S-e8RLGbAJI/AAAAAAAAAiI/2hpwS5VSv20/s400/TurkPirami06.JPG" border="0" alt="" /></a></p>
<p>Meksika’da  bulunan bir Maya piramidi. Yapım biçimi Orta Asya’daki Türk piramidi  ile aynı. Aralarındaki tek fark, Orta Asya’daki Türk piramidi daha çok  yıpranmış ve bakımsız. Bu ise daha az yıpranmış ve iyi korunmuş.</p>
<p>Sonuç Olarak;<br />
Piramit kültürünün  bir süreç izlediğini düşünürsek, bu sürecin başında yer alan piramitler  Orta Asya’daki Türk piramitleridir. Yani piramit kültürünü geliştirenler  Büyük Uygur Türk İmparatorluğunu kuran atalarımızdır. Eğer yabancı  bilim adamları ve araştırmacılar, Orta Amerika’da Maya, İnka ve Aztek  harabelerinde bulunan kuş sembollerini dahi Uygurlar tarafından çizilmiş  sembollerdir diye açıklıyorlarsa, bu boşuna değildir. Orta Asya Uygur,  Mezopotamya Sümer ve Orta Amerika da Maya, İnka, Aztek kültürleri aynı  kültürün farklı coğrafyalarda ortaya çıkışıdır. Artık her şey gün yüzüne  çıkmaya başlamıştır. Mızrak çuvala sığmamaktadır. Dürüst bilim adamları  gerçekten yana tavırlarını daha net olarak koymaya başlamışlardır.  Avrupa’da ve dünyanın başka bölgelerinde yılardır okunamayan yazılar  okunuyor ve Türkçe oldukları anlaşılıyor. Bizlere de düşen çok şey var.  Her şeyi yabancılardan beklememek. İmkan ölçüsünde kendi geçmişimizi  araştırmak, kendimizi aramak. Çünkü geçmişini bilmeyen bir toplumun  geleceği de olmaz. Çocuklarımıza iyi bir gelecek bırakmak, çok para  bırakmak, büyük servet bırakmak değildir. Onlara kendi öz kimliklerini  bırakmak, ömür boyu onları yönlendirecek moral değerler bırakmaktır.  Gerisini onlar halledecektir zaten.</p>
<p>Muharrem Kılıç<br />
İstanbul,  13 Mart 2007</p>
<p><a href="http://www.inanilmaz.net/?ibsa=share&id=3108" id="share-link-">Paylaş</a></p><img src="http://www.inanilmaz.net/?ak_action=api_record_view&id=3108&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inanilmaz.net/gizlenen-turk-piramitler-hakkinda-bilgiler.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1800&#8242;lü Yıllarda Ölüler İle Çekilen Fotoğraflar</title>
		<link>http://www.inanilmaz.net/1800lu-yillarda-oluler-ile-cekilen-fotograflar.htm</link>
		<comments>http://www.inanilmaz.net/1800lu-yillarda-oluler-ile-cekilen-fotograflar.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 May 2010 12:58:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[Resimler]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[İnanılmaz Resimler]]></category>
		<category><![CDATA[1800'lü yıllar]]></category>
		<category><![CDATA[aile fotografı]]></category>
		<category><![CDATA[ölü resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[ölülerle fotoğraf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inanilmaz.net/?p=2916</guid>
		<description><![CDATA[1800lü yıllarda aile fertleri ölen akrabaları ile beraber fotoğraf çektirirlermiş. Gerçekten çok ilginç. Ölen kişi temizlenir giydirilir ve sanki canlıymış gibi gösterilip fotoğraf çektirilirmiş.Aşağıda görüpte canlı sandığınız çoğu insan aslında ölü arkadaşlar. Paylaş]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.inanilmaz.net/?attachment_id=2914"><img class="alignnone size-medium wp-image-2914" title="pm-33-tm" src="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2010/05/pm-33-tm-300x191.jpg" alt="" width="300" height="191" /></a></p>
<p>1800lü yıllarda aile fertleri ölen akrabaları ile beraber fotoğraf çektirirlermiş. Gerçekten çok ilginç. Ölen kişi temizlenir giydirilir ve sanki canlıymış gibi gösterilip fotoğraf çektirilirmiş.Aşağıda görüpte canlı sandığınız çoğu insan aslında ölü arkadaşlar.<span id="more-2916"></span></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/431px-deadgirlwmomsnpops-1.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/431px-deadgirlwmomsnpops-1-tm.jpg?w=287&amp;h=400" border="1" alt="431Px-Deadgirlwmomsnpops-1" hspace="4" vspace="4" width="287" height="400" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/368px-postmortem_man.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/368px-postmortem_man-tm.jpg?w=245&amp;h=400" border="1" alt="368Px-Postmortem Man" hspace="4" vspace="4" width="245" height="400" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/kipsdecoppin1.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/kipsdecoppin1-tm.jpg?w=400&amp;h=304" border="1" alt="Kipsdecoppin1" hspace="4" vspace="4" width="400" height="304" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/pmsiblings1.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/pmsiblings1.jpg?w=400&amp;h=313" border="1" alt="Pmsiblings1" hspace="4" vspace="4" width="400" height="313" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/224.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/224-tm.jpg?w=330&amp;h=350" border="1" alt="224" hspace="4" vspace="4" width="330" height="350" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/1398088982_f939114c53_o.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/1398088982_f939114c53_o-tm.jpg?w=400&amp;h=259" border="1" alt="1398088982 F939114C53 O" hspace="4" vspace="4" width="400" height="259" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/victorianposstmortemphotography001.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/victorianposstmortemphotography001-tm.jpg?w=306&amp;h=400" border="1" alt="Victorian+Posst+Mortem+Photography+001" hspace="4" vspace="4" width="306" height="400" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/victorianpostmortemphotographygirlincasket.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/victorianpostmortemphotographygirlincasket-tm.jpg?w=254&amp;h=400" border="1" alt="Victorian+Post+Mortem+Photography+Girl+In+Casket" hspace="4" vspace="4" width="254" height="400" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/117.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/117-tm.jpg?w=400&amp;h=299" border="1" alt="117" hspace="4" vspace="4" width="400" height="299" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/greta-godfrey2.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/greta-godfrey2-tm.jpg?w=400&amp;h=291" border="1" alt="Greta Godfrey2" hspace="4" vspace="4" width="400" height="291" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/programdead1.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/programdead1-tm.jpg?w=314&amp;h=400" border="1" alt="Programdead1" hspace="4" vspace="4" width="314" height="400" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/victorian-post-mortem-photography.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/victorian-post-mortem-photography-tm.jpg?w=400&amp;h=285" border="1" alt="Victorian Post Mortem Photography" hspace="4" vspace="4" width="400" height="285" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/babypm5.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/babypm5-tm.jpg?w=251&amp;h=400" border="1" alt="Babypm5" hspace="4" vspace="4" width="251" height="400" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/victorian-post-mortem-photography-baby.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/victorian-post-mortem-photography-baby-tm.jpg?w=252&amp;h=400" border="1" alt="Victorian Post Mortem Photography Baby" hspace="4" vspace="4" width="252" height="400" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/eddief.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/eddief-tm.jpg?w=257&amp;h=400" border="1" alt="Eddief" hspace="4" vspace="4" width="257" height="400" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/pm-33.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/pm-33-tm.jpg?w=400&amp;h=255" border="1" alt="Pm (33)" hspace="4" vspace="4" width="400" height="255" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/dd.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/dd-tm.jpg?w=212&amp;h=350" border="1" alt="Dd" hspace="4" vspace="4" width="212" height="350" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/eyes.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/eyes-tm.jpg?w=243&amp;h=350" border="1" alt="Eyes" hspace="4" vspace="4" width="243" height="350" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/victorian-post-mortem-photography-08.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/victorian-post-mortem-photography-08-tm.jpg?w=273&amp;h=350" border="1" alt="Victorian Post Mortem Photography 08" hspace="4" vspace="4" width="273" height="350" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/victorian-post-mortem-photography-07.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/victorian-post-mortem-photography-07-tm.jpg?w=251&amp;h=350" border="1" alt="Victorian Post Mortem Photography 07" hspace="4" vspace="4" width="251" height="350" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/victorian-post-mortem-photography-06.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/victorian-post-mortem-photography-06-tm.jpg?w=400&amp;h=297" border="1" alt="Victorian Post Mortem Photography 06" hspace="4" vspace="4" width="400" height="297" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/victorian-post-mortem-photography-002.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/victorian-post-mortem-photography-002-tm.jpg?w=400&amp;h=268" border="1" alt="Victorian Post Mortem Photography 002" hspace="4" vspace="4" width="400" height="268" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/ss-03.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/ss-03-tm.jpg?w=400&amp;h=282" border="1" alt="Ss-03" hspace="4" vspace="4" width="400" height="282" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/ss-05.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/ss-05-tm.jpg?w=257&amp;h=400" border="1" alt="Ss-05" hspace="4" vspace="4" width="257" height="400" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/393106762_ae019e3b0b.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/393106762_ae019e3b0b-tm.jpg?w=400&amp;h=260" border="1" alt="393106762 Ae019E3B0B" hspace="4" vspace="4" width="400" height="260" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/264.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/264-tm.jpg?w=341&amp;h=400" border="1" alt="264" hspace="4" vspace="4" width="341" height="400" /></a></p>
<p><a href="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/255.jpg"><img src="http://cogitz.files.wordpress.com/2009/08/255-tm.jpg?w=311&amp;h=400" border="1" alt="255" hspace="4" vspace="4" width="311" height="400" /></a></p>
<p><a href="http://www.inanilmaz.net/?ibsa=share&id=2916" id="share-link-">Paylaş</a></p><img src="http://www.inanilmaz.net/?ak_action=api_record_view&id=2916&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inanilmaz.net/1800lu-yillarda-oluler-ile-cekilen-fotograflar.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mayalar Neden Yok Oldu ?</title>
		<link>http://www.inanilmaz.net/mayalar-neden-yok-oldu.htm</link>
		<comments>http://www.inanilmaz.net/mayalar-neden-yok-oldu.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 15:15:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inanilmaz.net/?p=2183</guid>
		<description><![CDATA[Yüzyılın başından beri bilim adamları Mayalar´ın kim olduklarını, nasılyaşadıklarını, ve uygarlıklarının bir anda neden yok olduğunu araştırıyorlar.Bu garip uygarlık MS 300´lerde dünyanın en gelişmiş uygarlığıydı ama dünyanın güneşin çevresinde 365 günde döndüğünü dahi bilen Mayalar tarihin en kanlı kasaplarıydılar ve yemeklerini dahi yarım bırakarak birden yok oldular. Bilim Mayalar´ın bilimi ve kültürü vardı, onlara bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-2181" title="250px-Tikal" src="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2010/02/250px-Tikal.jpg" alt="250px-Tikal" width="250" height="333" /></p>
<p>Yüzyılın başından beri bilim adamları Mayalar´ın kim olduklarını, nasılyaşadıklarını, ve uygarlıklarının bir anda neden yok olduğunu araştırıyorlar.Bu garip uygarlık MS 300´lerde dünyanın en gelişmiş uygarlığıydı ama dünyanın güneşin çevresinde 365 günde döndüğünü dahi bilen Mayalar tarihin en kanlı kasaplarıydılar ve yemeklerini dahi yarım bırakarak birden yok oldular. Bilim Mayalar´ın bilimi ve kültürü vardı, onlara bu bilgiyi kim öğretmişti?<span id="more-2183"></span></p>
<p>Guetamala ormanlarındaki, kan kırmızı rengindeki piramidin önünde, büyük bir kalabalıklar saatlerdir ayakta bekliyordu. Kimse kıpırdamıyordu; tüm gözler, piramidin doruğundaki ataların bilgileriyle dolu süslü kafatasındaydı. Kalabalık kralın hareketlerini göremiyor fakat dinsel bir ayin olduğunu anlayabiliyordu. Kral yanardağda oluşan keskin taşları alıp penisini delecek ve sonra yaranın üstünü bir iple bağlayıp; kanın ağaç kabuğundan yapılmış kaba akmasını sağlayacaktı. Daha sonra bunu alıp, bir ateş yakacak, bu ateşten yükselen duman aracılığıyla iblisle konuşacaktı. Ve Kral, ortaya çıktı peştemalinin altından kanlı elini göstererek, atalarının mesajını daha öncelerde de olduğu gibi yine haykırdı; Savaş için hazırlanın Kalabalık, neşe içinde tekrarladı. Artık kan dökme zamanı başlamıştı.<br />
<img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/1/1b/Chich%C3%A9n_Itz%C3%A1_Goal.jpg/200px-Chich%C3%A9n_Itz%C3%A1_Goal.jpg" alt="" /><br />
Savaş, onların yaşamıydı…</p>
<p>Mayalar kimdi? İnanılmaz büyüklükteki piramitleri Amerika’nın ortasına inşa eden ve sonra birdenbire terkedip kaybolan bu insanlar kimdiler? Neden o garip dinsel kurallara inanıyorlardı? Bu sorular bugüne kadar sayısız bilim adamının zihnini kurcaladı.150 yıl geçtikten sonra Maya’lar daha anlaşılır olmaya başladılar. Artık, Maya’ların MS. 250-900 arasında yaşadıklarını, dönemlerinin en gelişmiş yazı sistemini bulduklarını, matematikle ilgilendiklerini , astrolojik takvimler oluşturduklarını ve piramitler inşaa ettiklerini biliyoruz. Bugüne örnek olacak mimari örnekler bulundu. İnşaatlarını, yağmur ormanlarına zarar vermemek belli zamanlarda yapıyorlardı. Mayalar doğallığın bozulmaması için bize iyi bir ders vermişlerdir, Güney Belize’nin orman kaplı dağlarında; yeni bulunan dört Maya kenti gösteriyor ki; Maya’lar buralarda yaşamaktan kaçınmışlardı, işte buraları 900’lü yıllarda yokolan Maya’ların toplumsal yaşamları hakkında henüz çözülememiş bir çok soruya ışık tutacaklardı. National Geographic yazarlarından arkeolog George Stuart; Her sabah uyandığımda Maya’lar hakkında ne kadar az şey bildiğimizi düşünüyorum, bu tropik iklimde nasıl yaşadıklarının %1 ini ancak biliyoruz diyordu. Kısıtlı imkanlara rağmen, arkeologlar, sanat tarihçileri, yazıt uzmanları, antropologlar, coğrafyacılar, ve dil uzmanları yıllardır Maya’ların peşinde. Ortada, Mayamanik bir durum var; Tennesse Üniversitesi arkeologlarından Arthur Demarest son 4 yıldır Kuzey Guetemala’da Maya kenti Dos Pilas’ı inceliyor. Demarest´e göre ormanın içinde kayıp kentler var; buralarda çözümlenemeyen yazıtlar bulunuyor ve bu yazıtlar Maya’ların ani yok oluşunu açıklayabilir. Ortaya çıkan bilgi patlaması, şiddetli tartışmalar yarattı. Herkes kimin kuramının doğru olduğunu tartışıyor. Yine de uzmanlar bir görüş üzerinde fikir birliğine vardılar; savaş, Maya halkının oluşmasında ve yaşamında kilit noktaydı.<br />
<img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/5/54/Actun_Tunichil_Muknal.jpg/200px-Actun_Tunichil_Muknal.jpg" alt="" /><br />
Maya kentleri yaşamak için değil miydi?</p>
<p>Maya’ların spordan dine kadar her konuda işkence ve kurban törenleri düzenliyorlardı. Meksikalı Antropolojist Carlos Navarette “Bu, Mayayla ilgilenenleri şok edecek bir iddiadır diyor. Klasik Maya Kültürü’nün oluşmaya başladığı MS 250´den sonraki yüz yıllarda, küçük çatışmalardan, büyük savaşlara dönüşen kabile çekişmeleri, görkemli kentlerin hayalet kasabalara dönüşmesine neden oldu. İlk batılı araştırmacılar olan Stephens ve Latherwood, büyüleyici diye tanımladıkları Copan, Palenque, Uxmal ve diğerleri hakkında kitaplar yazmaya başladılar. Stephens’in yazdığı başarılı kitaptan sonra onu, Catherwood ve diğer yazarlar takip etti. Sonraki yarım yüzyılda Popol Vuh (Mayaları anlatan kutsal kitap) ve “Relacion de las Cosas de Yucatan” adlı kitaplar yayımlandı. 16. yüzyıldan sonra piskopos Diego de Landa, Maya kültürüne karşı İspanyol zaferlerini anlatan bir kitap yazmıştı. 1890’larda ise, İngiliz araştırmacı Alfred Maudslay değişik kaynaklardan derleyerek, Maya kentlerinin mimarisini anlatan bir kataloğu oluşturdu. Tüm bilgiler, 19. Yüzyıl bilginlerini hiyeroglif yazılarını yorumlamaya, Mayaların tarihini yeniden incelemeye ve bu toplumun neden yok olduğunu araştırmaya itti. 20. yüzyılın ilk yarısında daha çok kazılar ve kataloglar yapıldı ama hala ortaya ciddi bir şey çıkmamıştı. 1950’lerde Carnegie Enstütüsü’nden J. Eric Thompson ve Slyvanus Morley, bölgeyi incelemeye aldılar onlara göre bulunan kentler, yaşamak için değil dinsel ayinler için yapılmıştı. Yazıtlarda astronomi ve takvim çalışmaları yer alıyor fakat tarihi olaylar, çiftçilik yöntemleri ve tarımdan bahsedilmiyordu. Böylece bu mekanların sadece özel durumlar ve çalışmalar için yapıldığı kanıtlanıyordu. Morley ve Thompson; Mayaların yok oluşlarına ait bilgileri antik kentlerden elde edemeyeceklerini düşünüyorlardı. Çağdaş bilginler ise, daha iddialı ve umutludur ama modern teknoloji gibi bir de avantajları var; radyo karbon testi gibi… Dos Pilos’ta çalışan Arthur Demarest MS. 761’den önce ve sonra olarak Mayaların tarihçesini iki bölüme ayırdı. 761’den önce savaşlar düzenliydi; kabileleri tek bir yönetim altında toplamak için yapılırdı. Ama 761’den sonra savaşlar; kabile üstünlüğüne ve malların yağmalanmasına dayanmaya başladı. O yıl, Dos Pilos Kralı kabilelere dur demek için savaş açtı ama Tamarindito’da yakalanarak kurban edildi. Demarest’e göre; bu dönemden sonra ortaya çıkan soylu kanun yapıcıları, çıkar uğruna birbirlerini yemeye başladılar ve güçleri çok arttı. Böylece sivil iç savaş başladı; işte bu da Mayaların sonu oldu ve buna benzer olaylar başka bölgelerde de yaşandı.</p>
<p>Susuzluk ve nüfus patlaması kuramları;</p>
<p>Florida Üniversitesi arkeologlarından Arlene ve Diana Chase’e göre Belize’de yaptıkları araştırmaların sonucunda, kabile savaşları Mayaların sonunu hazırlamıştı. Bu iki arkeolog, kazılarda binalar üzerinde hasarlar tespit etmişler ve gömülmemiş bir çocuk iskeletiyle, silahlar bulmuşlardı. Bir çok uzman yok oluşun nedenini savaşlara bağlarken, başkaları bunun tüm hikaye olmadığını düşünüyorlar. Diğer neden; yağmur ormanının ekolojik dengesindeki ani bir bozukluk olabilirdi. Arizona Üniversitesi arkeoloğu Patrick Culbert; “Yeraltı çalışmalarından anladığımıza göre, neredeyse orman tamamen yok olmuş diyordu.Su sıkıntısı, yok oluşlarında rol oynamış olabilirdi. Cincinnati Üniversitesi arkeologlarından Vernon Searborugh ise,</p>
<p>Tikal’deki kazısında gelişmiş kanalizasyon sistemleri buldu. Yılın 4 ayı yağmurlu bir bölgede yaşayan bu insanların ani bir susuzluğa uğramaları gerçekten yok oluş nedeni olabilirdi. Bir başka neden nüfus patlaması olabilir, yirmi kentten toplanan verilerden anlaşıldığına göre km kareye 200 insan düşüyordu. Culbert’e göre; endüstrisi olmayan bir toplumda nüfus bir sorun olabilir. Araştırmacılar, kazılarda, iyi gelişmemiş çocuk iskeletleri buldular, bu da yetersiz beslenmenin göstergesiydi. Yine Culbert, böyle karmaşık ve kalabalık bir toplumun çöküş nedeninin; savaş, çılgın bir kral, açlık ya da susuzluk olabileceğini düşünüyor ve ekliyor “Böyle bir toplumun çöküşü için milyonlarca neden söylenebilir.” .</p>
<p>Takvimi ve diş dolgusunu bilen insanlar;</p>
<p>Bu çöküşten çıkarılacak ders nedir? Birçok uzman, çevreci mesajlar veriyorlar; Culbert; “Nüfus patlaması, ekolojik rengeyi bozdu ve milyonlarca insan öldü diyor. National Geographic dergisi yazarı George Stuart; bu fikre katılıyor ve bu bilgilerin günümüz dünyasının sorunlarını yeterince çözemese</p>
<p><a href="http://www.inanilmaz.net/?ibsa=share&id=2183" id="share-link-">Paylaş</a></p><img src="http://www.inanilmaz.net/?ak_action=api_record_view&id=2183&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inanilmaz.net/mayalar-neden-yok-oldu.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Niğde Alaaddin Camii ’nin kapısındaki kadın silüetinin sırrı ne ?</title>
		<link>http://www.inanilmaz.net/nigde-alaaddin-camii-%e2%80%99nin-kapisindaki-kadin-siluetinin-sirri-ne.htm</link>
		<comments>http://www.inanilmaz.net/nigde-alaaddin-camii-%e2%80%99nin-kapisindaki-kadin-siluetinin-sirri-ne.htm#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 10:23:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efsaneler]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç]]></category>
		<category><![CDATA[İnanılmaz Resimler]]></category>
		<category><![CDATA[alaaddin camii]]></category>
		<category><![CDATA[kadın silüeti]]></category>
		<category><![CDATA[niğde]]></category>
		<category><![CDATA[niğde alaaddin camii]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inanilmaz.net/?p=2071</guid>
		<description><![CDATA[İşte yurdumun en çok görülmesi gereken yerlerinden biri Niğde Alaaddin Camii.Niğde Kalesi&#8217;nin bulunduğu tepededir. Niğde Sancakbeyi Ziynettin Beşare tarafından 1223 yılında I. Aladdin Keykubat adına yaptırılmıştır. Taş işçiliği ve orijinal mimarisi ile Anadolu Selçuklu camilerinin en iyi örneklerinden biridir. Dikdörtgen bir yapıya sahiptir. Yapı iki sıradan dörder ayakla üç bölüme ayrılır. Diğerlerine nazaran daha geniş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-2146" title="70fa945e42jd8" src="http://www.inanilmaz.net/wp-content/uploads/2010/02/70fa945e42jd8.jpg" alt="70fa945e42jd8" width="490" height="316" /></p>
<p>İşte yurdumun en çok görülmesi gereken yerlerinden biri Niğde Alaaddin Camii.<span>Niğde Kalesi&#8217;nin bulunduğu tepededir.<br />
Niğde Sancakbeyi Ziynettin Beşare tarafından 1223 yılında I. Aladdin Keykubat adına yaptırılmıştır. <span id="more-2071"></span></span><span>Taş işçiliği ve orijinal mimarisi ile Anadolu Selçuklu camilerinin en iyi<br />
örneklerinden biridir.<br />
Dikdörtgen bir yapıya sahiptir.<br />
Yapı iki sıradan dörder ayakla üç bölüme ayrılır.<br />
Diğerlerine nazaran daha geniş olan<br />
orta bölüm tavanında aydınlık penceresi de bulunur.<br />
Caminin mihrap önü tavanı yan yana üç kubbe ile örtülüdür.</span></p>
<p>Selçuklu Mimarı sanatının tüm inceliklerini yansıtmasının yanında bu camii&#8217;yi meşhur kılan en önemli özellik Cami&#8217;nin kapı girişindeki işlemeler, uygun ısık geldiğinde kadın başı<br />
silüeti şeklini almasıdır.<br />
Mayıs ayında sabahın ilk ışıklarında, kadın silüetinin çok<br />
belirgin olarak görüldüğü söylenmektedir.<br />
Doğu giriş kapısındaki bu kadın başı figürü ile ilgili efsane ise günümüze kadar ulaşmıştır.</p>
<p>Efsane kısaca şöyledir:<br />
&#8220;Selçuklu Sancakbeyi Ziynettin Beşare&#8217;nin dillere destan güzelliği ile meşhur bir kızı vardır. Sancakbeyi il merkezine bir cami yapılması için emir verir.<br />
Camiyi yapan usta da Sancakbeyi’nin kızına<br />
gönlünü kaptırıverir. Camiyi yaparken,  aşkını sonsuza kadar<br />
yaşatmak isteyen usta, kapı duvarın taşlarına sancakbeyinin kızının yüz kısmının<br />
silüetinin işlemek için büyük emek verir. Asırlardır Sancakbeyi&#8217;nin kızının yüzü, Alaadin<br />
Cami’nin kapısında ışık gölgesi olarak belirmektedir.<br />
Ustanın umutsuz bu aşkı taşlara işlediği böylelikle rivayet edilir.</p>
<p><span> </span></p>
<p><img style="border-style: inset; border-color: white;" src="http://wowturkey.com/tr311/Omer_Ge_kapi2.jpg" border="2" alt="" /></p>
<p><img style="border-style: inset; border-color: white;" src="http://wowturkey.com/tr311/Omer_Ge_kapi.jpg" border="2" alt="" /><a href="http://wowturkey.com/t.php?p=/tr340/umucu_DSC02755.jpg" target="_blank"><img style="border-style: inset; border-color: white;" src="http://wowturkey.com/tr340/k_umucu_DSC02755.jpg" border="2" alt="" /></a></p>
<p><a href="http://wowturkey.com/t.php?p=/tr311/Omer_Ge_aladdincami_nigde.jpg" target="_blank"><br />
<img style="border-style: inset; border-color: white;" src="http://wowturkey.com/tr311/k_Omer_Ge_aladdincami_nigde.jpg" border="2" alt="" /></a><a href="http://wowturkey.com/t.php?p=/tr353/Omer_Ge_alddn_pano_dik_2.jpg" target="_blank"><img style="border-style: inset; border-color: white;" src="http://wowturkey.com/tr353/k_Omer_Ge_alddn_pano_dik_2.jpg" border="2" alt="" /></a></p>
<p><a href="http://www.inanilmaz.net/?ibsa=share&id=2071" id="share-link-">Paylaş</a></p><img src="http://www.inanilmaz.net/?ak_action=api_record_view&id=2071&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inanilmaz.net/nigde-alaaddin-camii-%e2%80%99nin-kapisindaki-kadin-siluetinin-sirri-ne.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

